Kitap Önerileri

En Eski Yüz

Pelin Buzluk’u evime gelen insanlara şu öyküyü duymanız gerek diyerek -bu öykü genelde 62 Tavşanı öyküsü olur- yeni okurlarla tanıştırma gayretimin artık bültene taşınması gerektiğini düşünüyorum. 2010 yılında Deli Bal ile Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne layık görülen Pelin Buzluk’un son öykü kitabı En Eski Yüz, bu bültenin konusunu oluştursa da yazarın Deli Bal ve Kanatları Ölü Açıklığında kitapları da belki son kitabından önce de mutlaka okunması gereken kitaplar.

Pelin Buzluk’un öykülerinin sanırım beni en çok heyecanlandıran yanı, didaktik olmaktan uzak feminist karakterlerini sanki hiç çaba harcamıyormuş gibi bir doğallıkla kurgulaması. İlk öykü kitabından bu yana güçlü kadın karakterler yaratmaktaki başarısını son kitabı En Eski Yüz’de bir üst seviyeye çıkarıyor Buzluk. İktidarla, erkle olan derdi bazen gerçekçi bazen gerçeküstü hikâyelere öyle derinden yansıyor ki, her öyküsünden sonra bu öyküleri sizin gibi düşünen, hisseden arkadaşlarınızla paylaşma arzusu duyuyorsunuz. Lezzetli bir yemeği yalnız yemek istememek gibi bir şey bu. En azından bende yarattığı etki bu. Deli Bal’dan En Eski Yüz’e geldiğimizde karakterlerinin gelişimini şu sözlerle ifade ediyor Buzluk: “[Deli Bal’da] kadınlar, erkeklere mal edilmiş davranışları o kadar dolaysız sahiplenmişlerdi ki okuyanlar onları erkek sanmıştı. En Eski Yüz‘de belki farklılaşan, bir erkeğe benzeyerek özgürleşmek yerine, kadın kalarak, kendisi gibi olma cesaretini göstererek, bunun için direnerek var olan kadın karakterlerin ortaya çıkışı olmalı.” Buzluk’un öykülerindeki bu gelişimi ve dönüşümü de yakından görebilmek için öykü kitaplarını yayımlanma sırasıyle okumanızı bir kere daha tavsiye edeceğim. Hele daha önce öykülerini hiç okumadıysanız, Türkiye’nin son yıllardaki en yetenekli öykücülerinden biriyle tanıştığınız için kendinizi şanslı hissedeceğinizi şimdiden söyleyebilirim.