Bülten

Epik ne okuyor? .dokuz

feminizm-hakkinda-kitap-onerileri
Görsel: Harry Gruyaert 

İktidarla derdi olan bir yazar: Pelin Buzluk

Pelin Buzluk’u evime gelen insanlara şu öyküyü duymanız gerek diyerek -bu öykü genelde 62 Tavşanı öyküsü olur- yeni okurlarla tanıştırma gayretimin artık bültene taşınması gerektiğini düşünüyorum. 2010 yılında Deli Bal ile Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne layık görülen Pelin Buzluk’un son öykü kitabı En Eski Yüz, bu bültenin konusunu oluştursa da yazarın Deli Bal ve Kanatları Ölü Açıklığında kitapları da belki son kitabından önce de mutlaka okunması gereken kitaplar.

pelin buzluk-en eski yüz

Pelin Buzluk’un öykülerinin sanırım beni en çok heyecanlandıran yanı, didaktik olmaktan uzak feminist karakterlerini sanki hiç çaba harcamıyormuş gibi bir doğallıkla kurgulaması. İlk öykü kitabından bu yana güçlü kadın karakterler yaratmaktaki başarısını son kitabı En Eski Yüz’de bir üst seviyeye çıkarıyor Buzluk. İktidarla, erkle olan derdi bazen gerçekçi bazen gerçeküstü hikâyelere öyle derinden yansıyor ki, her öyküsünden sonra bu öyküleri sizin gibi düşünen, hisseden arkadaşlarınızla paylaşma arzusu duyuyorsunuz. Lezzetli bir yemeği yalnız yemek istememek gibi bir şey bu. En azından bende yarattığı etki bu. Deli Bal’dan En Eski Yüz’e geldiğimizde karakterlerinin gelişimini şu sözlerle ifade ediyor Buzluk: “[Deli Bal’da] kadınlar, erkeklere mal edilmiş davranışları o kadar dolaysız sahiplenmişlerdi ki okuyanlar onları erkek sanmıştı. En Eski Yüz‘de belki farklılaşan, bir erkeğe benzeyerek özgürleşmek yerine, kadın kalarak, kendisi gibi olma cesaretini göstererek, bunun için direnerek var olan kadın karakterlerin ortaya çıkışı olmalı.” Buzluk’un öykülerindeki bu gelişimi ve dönüşümü de yakından görebilmek için öykü kitaplarını yayımlanma sırasıyle okumanızı bir kere daha tavsiye edeceğim. Hele daha önce öykülerini hiç okumadıysanız, Türkiye’nin son yıllardaki en yetenekli öykücülerinden biriyle tanıştığınız için kendinizi şanslı hissedeceğinizi şimdiden söyleyebilirim.

2019 hedefleri: Read more women

read more women

Bir süredir takip ettiğim, Türkiye’de başlamasını umut ettiğim bir hareket var, Electric Lirerature sitesinin yaptığı “Read More Women” listeleri. Listeler her seferinde farklı yazarlar tarafından oluşturuluyor. Bu listelerin trans ve non-binary yazarları da kapsadığını söylemekte fayda var. 2019’da okuyabileceğiniz beyaz olmayan 48 kadın ve non-binary yazarın olduğu liste ise özellikle İngilizce de okuyabilenler için bulunmaz bir hazine niteliğinde: 48 Books By Women and Nonbinary Authors of Color to Read in 2019. Listede Türkçede kitaplarını okuduğumuz ve okuyacağımız yazarlar da var: Leila Slimani, Valeria Luiselli, Toni Morrison, Yiyun Li, Angie Thomas, Mira Jacob, Yoko Ogawa, Roxane Gay, Dina Nayeri gibi. Bunların yanı sıra henüz Türkçede bir kitabı olmayan, benim de açıkçası ilk kez ismini duyduğum Ayşegül Savaş isimli Türkiyeli bir yazar da var.

Bugün hâlâ kitabın meşruiyetinden söz etmek mümkün mü?

esen karol

E-kitap ile çok geç barışmış biri olarak Esen Karol’un konuşması İstanbul Edebiyat Evi’nde gerçekleşen “Kitabın Meşruiyeti?” konuşması benim için çok ilgi çekiciydi. Manifold’un da yaratıcılarından olan tasarımlarını büyük heyecanla takip ettiğim Esen Karol’un “Kitabın Meşruiyeti?” başlıklı konuşmasının tam metni yayınlandı

Esen Karol’un kitaplarla tanışmasından, çocukluk ve gençlik yıllarında kitapla kurduğu ilişkisinden yola çıkarak bugün e-kitap’la olan ilişkisini anlattığı konuşma bugün matbu olarak kitap yayınlamanın ne anlama geldiği, e-kitapların okuma alışkanlığımızı nasıl değiştirdiği ve bir nesne olarak kitabın anlamı üzerine düşünen herkesin mutlaka okuması gereken bir yazı. Bu düşünme eylemine bizi kendi kişisel hikâyesi üzerinden davet eden kişinin unutulmaz kitap tasarımları yapan biri olması ise ayrıca çekici.

Bu arada bir not olarak düşmemde fayda var, Karol’un yazısında da göreceğiniz “e-kitap da okuyanların daha çok okuduğu önermesine kesinlikle katılıyorum. E-kitap da okumaya başladığımdan beri kitap okuma oranım neredeyse ikiye katlandı. Konuya benim gibi mesafeli olanlar varsa onlar için geçmek istedim bu bilgiyi.