Bülten

Epik ne okuyor? .on

feminizm-hakkinda-kitap-onerileri

Kendisine ayrı bir yer ayırmak istesem de önümüzdeki okuma-çalışma maratonumun da bu hızla gidebileceğini düşünerek hızlıca burada önerimi yapayım. Peşine düşmek isteyenler mutlaka olacaktır. Evet, Muriel Spark’tan söz ediyorum. Ben yazarla Sürücü Koltuğu vesilesiyle tanışmış olsam da bu sırada hemen Türkçedeki ilk kitabı -ve dünyada başyapıtı olarak görülen- Bayan Jean Brodie’nin Baharı’nı da okuyarak yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlıkla beklemeye koyuldum. Sürücü Koltuğu’yla ilgili daha fazla şey duymak isterseniz Spark’ın klasik kurban-fail anlatısını ters yüz eden yapısına hayranlıkla yazdığım Hayatınızın sürücü koltuğunda kim oturuyor? yazımı okuyabilirsiniz.

Bu kitaplardan ikincisi ise Amerikana kitabıyla Türkiye’de dünyada olduğu kadar büyük ilgi görmemiş olsa da birçoğunuzun tanıdığını tahmin ettiğim Nijeryalı yazar Chimamanda Ngozi Adichie’nin Feminist Manifesto kitabı. Kitap Adichie’nin feminist bir çocuk yetiştirmek isteyen arkadaşına yazdığı mektup ve “Hepimiz Feminist Olmalıyız” başlıklı TedxEuston konuşmasından oluşuyor. Bu konuşmayı duymayanınız kalmamıştır herhalde, öyle ünlü oldu ki moda haftalarında tişörtü bile yapıldı konuşma başlığının. Şaka yapmıyorum. Okumak isteyenler için kitabın artılarına eksilerine değindiğim uzunca kritik yazım “Toplumsal cinsiyetin deli gömleği” de geçen hafta yayınlandı.

Şu sıra oturduğum her masada konuyu bu kitaba getiriyorum: Argonautlar

maggie nelson-harry dodge

Yukarıdaki fotoğrafta kitabın yazarı Maggie Nelson ve sanatçı sevgilisi Harry Dodge’u görüyorsunuz. Bu sıradan gibi görünen fotoğrafı vermek için neler yaşamış olacaklarını tahmin etmek çok kolay değil ta ki Argonautlar’ı okuyana kadar.

Daha Türkçede çıkmadan beni çok heyecanlandıran bir kitaptı Maggie Nelson’ın Argonautlar’ı. Nelson’ı daha önce okumamıştım ama Amerika’da yaşayan kitapkurdu arkadaşım çoktan bana “Maggie Nelson trans erkek sevgilisinin beden inşa sürecine eşzamanlı kendi hamilelik sürecini anlatıyor” diye kitabın radarıma girmesini sağlamıştı. Kitabı okuyana kadar zaten Harry Dodge’un video işlerine, ya da Maggie Nelson’ın diğer kitaplarına çoktan aşina olmuştum.

Bu yılın en güzel sürprizlerinden biri olarak geçen ay Türkçede de yayımlandı kitap. Queer bir aile kurma çabası, sevdiğiniz insanın beden inşa sürecine tanık olmak, kimlik, benlik, dil ve kimliğin kaçınılmaz olarak politikleşmesine dair otobiyografik bir anlatı Argonautlar. Hem erotik bir aşk mektubu hem de kimliğe dair teorik alt yapısı da olan bir kitap aynı anda. Kitap adını Yunan mitolojisindeki Argo gemisinden alıyor:

İlanıaşkımdan bir iki gün sonra, kırılganlığın pençesine düşmüş vaziyette, Roland Barthes kitabından Barthes’ın seni seviyorum diyen özneyi “gemisini, adını değiştirmeden yolculuk esnasında yenileyen Argonaut”a benzettiği pasajı gönderdim sana. Nasıl ki Argo’nun parçaları zaman içinde değiştiği halde geminin adı Argo kalıyorsa, -aşkın ve dilin işlevi, bu hep aynı olan ifadeye daima yeni anlamlar kazandırmak olduğuna göre- âşık “seni seviyorum” cümlesini ne zaman zikrederse zikretsin bu sözün anlamı her defasında yenilenmeliydi. 

Maggie Nelson, bir söyleşisinde kendisine yöneltilen “bu kitapla birlikte metni de queerleştirmiş miydiniz” sorusuna, bunu ilk kez yapan ben değilim, bunu daha önce bir sürü yazar yaptı diye çıkışmasa ben de benzer bir yorum yapabilirdim ama en azından Türkçede örneğini pek görmediğimiz türden bir kitap olduğunu söylemekle yetineceğim. Bir de Maggie Nelson’ın örnek aldığını söylediği kitaplardan birinin de geçtiğimiz aylarda Türkçede yayımlanan benim de önce önerdiğim Eileen Myles’ın Cehennem: Bir Şairin Romanı kitabı olduğunu belirtmekte fayda var. Bunu seven bunu da sevdi gibi bir yönlendirme olarak bunu da not düşmüş olayım.

Sevgili arkadaşım Bike Su Öner’le beraber Maggie Nelson’la bir söyleşi yapma şansı da yakaladık. Kendisinin Türkçedeki ilk söyleşisi olduğunu da söylemem gerek. Annelik, aşk, queer bir aile kurmak ve daha fazlası üzerine zihin açıcı bir kitap okumak isteyenler için Argonautlar biçilmiş kaftan. 

Olur da yolunuz düşerse: Dünyadan 13 feminist kitabevi

dünyadan 13 feminist kitabevi

Bu listeyi gördükten sonra Londra’da yaşayan arkadaşıma, “bak kitapçılardan iki tanesi Londra’daymış” dememin ardından ikisini de ziyaret etti ilerleyen günlerde. Hazır önümüz bahar ve yazken yurt dışı planlarına bu kitapçıları da eklemek isteyenler için feminist kitapçılar listesini burada da paylaşmak istedim. Kitapçıların birçoğu Amerika sınırları içinde olsa da darısı başımıza diye umarak paylaşmakta bir sakınca olmaz diye düşünüyorum.