Bülten

Epik ne okuyor? .ondokuz

Son haftalardaki İstanbul Sözleşmesi tartışmalarını eminim yakından takip edenleriniz vardır, ama neymiş bu sözleşme kimi korur, kimden korur, neden korur diye bakmak, uzun uzun sözleşmeyi okumaya zamanı olmayan tanıdıklarınızla paylaşmak isterseniz diye Kadının İnsan Hakları Derneği’nin şu gönderisine mutlaka bakmanızı önereceğim. 

Uzun zamandır aklımda olan, yurt dışındaki grupları görüp keşke bizde de olsa dediğim bir şeydi bir okuma-tartışma grubu oluşturmak. Gözden kaçmaması için sizlerle birlikte oluşturmayı planladığım “Çevrimiçi Queer Feminist Edebiyat Okuma Grubu” için detaylar ve başvuru formu aşağıda.

Queer Feminist Edebiyat Okuma Grubu

queer feminist edebiyat okuma grubu
(Fotoğraf: Tom Wood)

Birlikte düşünüp sorular sorduğumuz, yeni fikir ve bakış açılarını keşfe hep beraber çıkacağımız bir okuma-tartışma grubunun parçası olmak ister misiniz? 

Bu etkinliği kurgularken fiziksel olarak ayda bir buluşup çay, kahve eşliğinde konuşup tartışabildiğimiz bir format hayal etmiştim. Pandemi dolayısıyla buluşmalarımızı çevrimiçi yapacak olsak da İstanbul dışından okurlarla da bir araya gelecek olma ihtimalimiz heyecan verici. 

Ağustos sonu itibariyle queer feminist edebiyat meraklılarıyla her biri üç ay sürecek üç ayrı okuma grubu oluşturmayı planlıyorum. Tartışmayı derinleştirebilmek adına her grup 15 kişiden oluşacak. Siz de ayda bir kez Zoom üzerinden yapacağımız buluşmaların ilkine dahil olmak isterseniz 10 Ağustos Pazartesi gününe kadar linkteki formu doldurabilirsiniz. Formu ilgisini çekebileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın!

Bursa’dan Detroit’e üç kuşağın hikâyesi ve cinsiyet belası

middlesex-jeffrey eugenides

Bu hacimli kitabı çok hızlı bitireceğinizden ve bitirdiğinizde çıktığınız yolculuğun sizi olduğunuzdan başka biri yapacağından şüpheniz olmasın.

Şöyle başlar Middlesex: “Ben iki kez doğdum: İlkinde 1960 yılının Ocak ayında, Detroit için inanılmaz derecede dumansız bir günde kız olarak ve daha sonra tekrar 1974 yılının Ağustos ayında Petoskey’de bir acil kliniğinde, ama bu defa ergenlik çağında bir delikanlı olarak.” Ardından interseks olduğunu öğreneceğimiz Calliope Stephanides’in ailesinin Bursa’da başlayan hikâyesi, İzmir Yangını’ndan Detroit Ayaklanması’na kadar uzanır, genişler. Cinsellik, cinsiyet, aile, aşk ve göç üzerine büyük bir araştırmanın ürünü olan Middlesex tarihsel kurgu anlamında çok tatmin edici bir iş. Kitabın ana karakterinin cinsiyetine ve cinselliğine dair konular ise, -yazarının kendi deyimiyle- ajite olmamak adına bir parça “geçiştirilmiş” gibidir. Yine de Middlesex’in 21. yüzyılın en iyi kitaplarından biri olduğu gerçeği değişmez. Kitapla ilgili biraz daha bilgi için Cem Tunçer’in K24’ten beş yıl önceki yazısına bakmanızı öneririm.

Booker uzun listesinden Türkçeye: Such a Fun Age

kiley reid-such a fun age

Booker uzun listesi açıklandı. Listeye giren kitaplar arasında İngilizcesinden okumakta olduğum Such a Fun Age‘i gördüğüme ayrı April Yayıncılık’tan kitabın yeni sezonda yayımlanacak olması haberine ayrı sevindim.

Bir aile krizi, üç yaşındaki Briar’i krizden uzaklaştırmak için bakıcısını arayan beyaz blog yazarı anne Alix Chamberlain ve çocukla birlikte gittiği markette Briar’i kaçırmakla suçlanan siyah bebek bakıcısı Emira. Hikâyenin bir kız çocuk ve farklı sınıflardan, ırklardan kadınlar üzerinden ilerlemesi o kadar keyifli ki. Kitabı çok beklemeden Türkçede de göreceğimize çok sevindim.