Genel

Epik ne okuyor? .yirmibir

Bir önceki bültende de sözünü ettiğim “Çevrimiçi Queer Feminist Edebiyat Okuma Grubu”muzun ilk katılımcılarıyla buluşmalarımızın sonuna geldik. Sırada ikinci okuma grubunu belirlemek ve Aralık başı itibariyle 15 kişilik bir başka grupla online buluşmalara başlamak var. Bir önceki grup aracılığıyla tanıştığım herkese bir kez de buradan teşekkür etmek isterim, korona zamanlarında yeni birileriyle tanışmak ve sohbet etmek büyük şanstı gerçekten!

Bir önceki dönem için formu doldurmadıysanız linkteki formu doldurarak siz de okuma grubunun bir parçası olabilirsiniz. Formu yaygınlaştırabilir, ilgisini çekeceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Kuzey İrlanda’nın çalkantılı dönemlerine bir yolculuk

Anne Burns, Sütçü romanıyla beni pek de aşina olmadığım bir dünyaya götürdü. Kuzey İrlanda sorununa dair hiç bilmediğim ve çoğu zaman şaşkınlıkla anlatılanların gerçekliğini araştırmak için kitabın kapağını kapattığım bir okuma deneyimiydi.

Hikâye Kuzey İrlanda sorununun en ateşli döneminde geçiyor. Küçük bir kasabada herkes “diğer taraftan” gibi görünmemek için attığı her adıma dikkat ediyor. Çünkü “retçi” olmanın bedeli, tehdit edilmek, dövülmek hatta öldürülmek ya da ortadan kaybedilmek oluyor. 

Ülkenin politik durumu akıl almaz bir noktaya gelmişken 18 yaşındaki anlatıcı karakterimiz bir de kasabanın sütçüsünün ısrarlı takipleriyle baş etmek zorunda kalıyor. Okuması da hazmetmesi de öyle kolay bir kitap değil Sütçü, bu genç bir kadının hayatının kontrolünü elinde tutma çabasının hikâyesi çok güçlü, sarsıcı.  2018’de kazandığı Man Booker Ödülü’nün hakkını teslim eden bu ilginç kitabı gözden kaçırmayın.

Çocuklar ve babalar için: Benim Babam Kötü Örnek

Ailedeki diğer erkekler hep “kötü örnek” diyor babam için. Biri akrobat olduğunu söylüyor, diğeri bukalemun… Kimisi çok iyi bir koşucu olduğu için küçümsüyor onu, kimisi ise bir mutfak sihirbazına dönüşebildiği için… Babam ne yapsa yanlış onlara göre! Bilirim, bütün babalar gibi değildir babam. Ama bilemem, kötülük bunun neresinde?

Daha kitabın adını görüp yukarıdaki tanıtım metnini okuduğum an “ne müthiş bir çocuk kitabı fikri!” diye düşünmüştüm Benim Babam Kötü Örnek için. Kıkır kıkır gülerek Aslı Tohumcu’nun muzip diline keyiflenip Mavisu Demirağ’ın desenlerine bayılarak -tahmin edebileceğiniz gibi- beş dakika gibi bir sürede okudum kitabı:)

Hikâye birçoğumuza tanıdık gelecek, bir baba kişisi ev işlerine falan yardım edip çocuğuyla falan ilgilenmeye görsün hemen başlar “kötü örnek” olarak anılmaya. Kitap buradan yola çıkıp çocuğun gözünden işleri tam tersine çeviriyor. Bir yetişkinin, kendi hayatının, yaşadığı evin, bakımıyla yükümlü olduğu çocukların sorumluluğunu almasında “kötü” olan ne ki diye soruyor küçük kahramanımız.

Hazır dünyaca hediye almaya bahane bile gerekmeyecek zamanlar yaşıyorken yaşları kaç olursa olsun çevrenizdeki tüm çocuklara ve babalara bu kitabı hediye etmenizi öneririm.