Kitap Önerileri

Zeplin

Zeplin’i yayımlandığı 2014 yılında okumaya karar vermem Ursula K. Le Guin’in tavsiyesiyle oldu. Elbette sevgili Le Guin bana birebir tavsiyede bulunmadı ama kitabın tanıtım metninde yazarın şu sözleri yer alıyordu: “Belirgin bir şekilde Kuzeyli oluşunu saymazsak Karin Tidbeck’in hayal gücü hiçbir sınıfa girmiyor -usul usul, zekice, anlatılamayacak kadar tuhaf… Ve çeşitli. Ve tedirgin edici. Ve eğlenceli. Ve gizemli biçimde dokunaklı. Bunlar şahane hikayeler.” Gerçekten de daha önce böyle hikâyeler okumamıştım. Tidbeck’in rahatsız edici zihni karşısında oldukça afalladım. Daha sonra tekrar tekrar döndüğüm ve çok kişiye tavsiye ettiğim bir kitaba dönüştü Zeplin. Rahatsız edici tanımlamasını bilerek seçtim, bunu olumsuz bir yerden söylemediğimi anlamışsınızdır ama kitabı okumaya başlayıp daha ilk öyküde biri zepline diğeri buhar makinesine aşık olan iki kişiyle karşılaşınca ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bu arada Tidbeck hakkında ilginç bir bilgi, kendi blogunda yazarken dinlediği müzikler arasında Yavuz Bingöl ve Tarkan da olduğunu söylüyor. Bu bilgiyle ne yapacağız şimdi dediğinizi duyar gibiyim, ben de bilmiyorum açıkçası. Bir de zamanında kendisiyle IAN Edebiyat için yaptığımız söyleşide “Nordik olmak ne anlama geliyor” dediğimde bana verdiği cevabı da anmadan geçemeyeceğim. Özetle “Danimarkalı, Norveçli ya da Finlandiyalı biriyle elbette birçok ortak özelliğimiz var ama bu Nordik tanımının bütün avrupalıları aynı görmekten bir farkı yok” demişti. Ne diyebilirim o kadar haklı ki.